Bayburt Portalı

Başarıyı Anlamlandırmak

Fatih Dündar

Fatih Dündar

Twitter/ f_dundar

Bu köşe yazımızda; 10-16 Mayıs Engelliler Haftası itibariyle Engelli bir öğrencimiz üzerine kaleme aldığım bir öyküyü sizlerle paylaşmak istedim.

Bazen soruyorum kendime…

Gören gözler ile hiçbir şey göremeyip de bir ışık parıltısına dünyalarını veren gözler bir olabilir mi? diye.

Yine, konuşan evladının konuşmasını sıradan bulan bir aile ile, çocuğunun belki de ömründe bir defa “anne” diyebileceği hayaliyle yaşayan bir aile bir olabilir mi? diye.

Sahip olduklarımızın değersizliği, sahip olamayanlar için bir dünya olabilir.

İşte her insanın beklentisi ayrıdır. Kimi insanlar varlıkla yetinemezlerken, kimi insanlar yoklukla yetinmesini ve mutlu olmasını iyi bilirler. Tıpkı bedenini bastonlar üzerinde gezdiren, hayatını umutları ve hayalleri süsleyen fiziksel ve orta düzeyde zihinsel engelli Samet gibi…

Henüz dersine yeni giriyordum. Her öğrenci için bir öğretmenin ilk dersi çok önemlidir. İntiba, ciddiyet ve tutumlar bu ilk derste genellikle şekillenir. İlk dersimizi sohbet havasında bitirmiştik. Aslında tanılama yapıyordum. İkinci dersimizde bireysel gereksinimlerine göre öncelikli olarak nelerin yapılacağı ve öğretimin nasıl gerçekleştirileceği yer alıyordu. Hazır bulunuşluk olarak sadece “e,l,a,” seslerini tanıyordu.

Haftalık iki saat ders ile on altı yaşındaki bu özel öğrencimize ne kadar sürede neler verilebilirdi? Doğrusu düşünüyordum.

-Samet, dedim.

“Şimdi beni iyi dinle. İnşallah bundan sonra birlikte ders işleyeceğiz. Derslerimizin eğlenceli ve bir o kadar da verimli geçeceğini düşünüyorum. Eğleneceğiz de, güleceğiz de ama derslerimizi kesinlikle ihmal etmeyeceğiz. Zaten güzel bir plan doğrultusunda çalışır, gayret gösterir isen; inşallah dokuz ay içinde okumaya geçmiş olacaksın.” dedim.

Beni hayretle dinleyen Samet;

-Hocam, dedi. Sen kafadan konuşuyorsun. Zorla değil, almıyor bu kafa, almıyor… Bana ne ilkokulda öğretebildiler ne Erzurum’da ne de burada… Yıllardır geliyorum da hala bir iki harf biliyorum” dedi.

Bunu üzerine:

-Samet, dedim.

“Bana bu sözleri söyleyebilen bir kişiye dokuz ayda okumayı öğrenirsin diye çok demişim. Meğer sen dokuz ayda değil altı ayda okumayı rahatlıkla öğrenebilirsin, yeter ki çalışmalarını devamlı hale getirerek okuyabileceğine kendini inandır” dedim.

Sözlerimi anlamsız ve geçişsel bulan Samet, haftalar geçtikçe işin ciddiyetini anlıyordu. Artık derse katılım sağlıyor, anlaması uğruna kendini zorluyordu. Fakat bu da haftada iki saat ediyordu. Bir öğretmen için en zor olan öğrencisinin derste aldıklarını bir sonraki haftaya verememesidir. Bu nedenle Samet’in haftada iki saatlik öğrendiklerini haftanın geneline yaymasını ve evinde çalışmasını özellikle istiyordum. Ama okul dışında ders çalışmak Samet’in işine gelmiyordu. Çünkü yaklaşık on yıldır okumada yol alamaması, çevresi ve yakınları bakımından kendinde olumsuz baskılar oluşturmuştu.

Her hafta iki saatlik dersin 15 – 20 dakikası bilinçlendirme ve şartlandırma üzerine geçiyordu. Böylece umutları tazeleniyor, hayalleri daha da süsleniyordu. Evde hiçbir zaman ders çalışmayacağını belirten Samet, artık haftada bir gün de olsa ders çalışmaya başlamıştı.

Nihayet sekiz ay kadar olmuştu ki son zamanlarını hece tabloları ve hece çalışmaları ile geçiren Samet’in önüne bir kitap koydum ve okumasını istedim. Acaba okuyabilir miyim? düşünceleriyle kitaba sarılan Samet, bir derste kitabın iki sayfasını okuyabildi. Artık her şey değişmişti onun için. Oturduğu sandalyeden bastonlarını kullanmadan tutmayan bacakları üzerine ayağa fırlayarak;

-Okuyorum…

-Artık okuyabiliyorum…

-Annem, babam görün okumaya geçtim ..

-Artık kimse dalga geçemeyecek benimle…

-Allah herkesten razı olsun…

gibi ifadelerle müthiş bir sevinç yaşıyordu.

Tabi ki bir öğretmenin en büyük mutluluğudur bu tablo. Aslında biz bir vesileyiz, öğrettirenin izin verdiği kadar öğreteniz.

Gelin, anlamak için hayatı, anlamlandıralım dünyayı…

 

Not: Öykümüzdeki öğrencimizin ismi saklı tutularak rumuz isim olarak Samet kullanılmıştır.

 

Fatih Dündar

Bay-Der Başkanı

Facebook Yorumları
Oylarınızı paylaşın!


  • BUYULENMIS
  • MUTLU
  • UZGUN
  • KIZGIN
  • CANI SIKKIN
  • KORKUNC
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ