DOLAR 5,5826
EURO 6,3176
ALTIN 235,4
BIST 101.131
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bayburt 7°C
Çok Bulutlu

Düello

06.06.2016
A+
A-

Türkiye Selçuklu Devleti Sultanı 2. Kılıçarslan devlet topraklarını 11 evladı arasında paylaştırmış. Konya’ya veliaht olarak 2. Gıyaseddin Keyhüsrev’i bırakmıştı. Henüz Sultan 2. Kılıçarslan hayattayken evlatları arasında taht kavgası başlamıştı.

1192 senesinde 2. Kılıçarslan’ın en fazla kıymet verdiği evladı 1. Gıyaseddin Keyhüsrev Selçuklu tahtına çıktı .Tahta çıkınca bütün kardeşleri karşı geldi. En tehlikeli olan kardeşi Kutbeddin Melikşah Kayseri’deki kardeşi Nursultan Şah’ı hileyle öldürdükten sonra dönemin sevilen alimlerinden birini öldürtmüş bununla da yetinmeyip cesedini köpeklere parçalatmıştır. Bu hareketi Kayseri şehrinde büyük tepkiye yol açmış ve halk tarafından linç edilerek öldürülmüştür.

Bundan sonra bütün kardeşleri birleşerek Rükneddin Süleyman Şah’ı tahta geçiriyorlar. 1. Gıyaseddin Keyhüsrev  abisine karşı koyamayarak tahtı bırakmak zorunda kaldı. Bundan sonra Anadolu’daki bütün kardeşlerini tek tek dolaşıyor. Hepsi valiliklerini, makamlarını ısrarla kendisine bırakmayı teklif ediyorsa da kabul etmeyip Karadeniz üzerinden İstanbul’a gidiyor. Böylelikle evlatları İzzeddin ve Alaaddin’le beraber 4. Haçlı Seferine kadar sürecek olan İstanbul macerası başlıyor.

Bizans imparatoruyla sarayda oturup sohbet ettikleri gün bir Frenk soylusu bağıra çağıra içeri giriyor ve Bizans imparatoruna sövmeye, hakaret etmeye başlıyor. İmparator sesini çıkarmıyor. Gıyaseddin Keyhüsrev dayanamayıp bu ne kadar edepsiz, küstah birisi, kimdir bu adam diyor. Keyhüsrev’in kendisine küstah, terbiyesiz dediğini duyan Frenk, sultana sövmeye başlıyor. Bunun üzerine Gıyaseddin Keyhüsrev ayağa kalkarak Frenk’i tek yumrukta yere indiriyor. Baygın haldeyken karga tulumba uzaklaştırıyorlar Frenk’i.

Ertesi gün sultan, sarayın bahçesinde öfkesinden küplere binmiş hâlde geziniyor ve imparatoru görünce şunları söylüyor. “Bana bak imparator. Kader beni talihsiz bir şekilde buraya düşürmüş olabilir. Fakat benim bir Şelçuklu sultanı olduğumu unutma. Dün o Frenk bana hakaret ettiği halde sesini çıkarmadın. Eğer kardeşlerim öğrenecek olursa bunu sana ağır ödetirler. Şimdi senden bir istirhamım olacak.  ”İmparator “Elbette buyurun” der. Gıyaseddin Keyhüsrev  “Frenk ile benim için bir mübareze bir vuruşma ayarlayacaksın. Onunla meydanda teke tek dövüşeceğiz. ”der. Bu sözler üzerine imparatorun beyninde şimşekler çakmaya başlar. Bunu kabul edemeyeceğini eğer kendisine bir zarar gelirse Rükneddin Süleymanşah’a bunu izah edemeyeceğini söyleyerek karşı çıkar. Gıyaseddin Keyhüsrev bunun bir onur meselesi olduğunu söyler ve eğer isteğini yerine getirmezse intihar edeceğini beyan eder. İmparator istemeyerek de olsa sultanın istediğini yerini getirir ve Frenk’le sultan arasında bir mübareze ayarlar. Frenk de büyük bir gururla sultanla teke tek vuruşmayı kabul eder.

Ertesi gün düello başlıyor. Bir tarafta Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev diğer yanda Frenk. Etrafta bu heyecanlı düelloyu seyretmek için gelen meraklı halk. Çoğunluğu Frenklerin oluşturduğu büyük bir kalabalık Frenk’i destekliyor. İmparator ve adamları ise Sultanı destekliyor. Diğer İstanbul halkı sükûnetini koruyarak bekliyor. Ve mübareze başlıyor. Frenk at üzerinde bir iki hamle yapıyor sultan başarıyla savunuyor. Hamle yapma sırası Keyhüsrev’e geliyor. Gürzüyle tek vuruşta Frenk’i yere seriyor. Frenk ölünce ahali taşkınlık çıkarmak istiyor. İmparatorun askerleri müsaade etmiyor ve öfkeli kalabalık dağıtılıyor.

Bu olaydan sonra Bizans imparatoru bir an önce Keyhüsrev’den kurtulması gerektiği fikrine kapılıyor. 4. Haçlı seferi bahane oluyor. Kendisini evlendirerek İznik’e kayın pederinin yanına gönderiyor.

İşte böyle. Selçuklu sultanı olarak devletinin izzeti nefsine yakışır şekilde onurunu koruyor. Yanına oğulları Alaaddin Keykubad ve İzzeddin Keykavus’u alıp içi rahat bir şekilde İznik’e gidiyor.Zaten kısa zaman sonra abisi ölünce tahta  küçük yaştaki yeğeni Şehzade Kılıçarslan’ın oturduğunu haber alıyor ve Konya’ya yürüyor ve yeğeni özür dileyerek tahtı kendisine terk ediyor…

önder_eryılmaz  -   nder ery  lmaz - Düello

 

Reklam
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
5 Kasım 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.