DOLAR 5,8221
EURO 6,5527
ALTIN 238,7
BIST 95.953
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bayburt 5°C
Kar Yağışlı

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Recep Kayalı
Twitter @kayali_recep
12.02.2017
A+
A-

Geçen gün televizyonda haber kanallarını takip ediyordum. Kanallar arasında gezinti yaparken birden   ‘ fikirlerim var, hepsini anlatacağım’ vücut dilini ekrandan bana yansıtan bir adam gördüm. Kendi kendime, bu adam bu kadar ateşli ne anlatıyor dedim. İlgimi çekti. Merakla izlemeye koyuldum. Ekrandaki şahıs Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un ta kendisiydi. Karşısında ise Şirin Payzın vardı. Konu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi… Şirin Hanım sistemle ilgili sorular soruyor, Mehmet Bey de bu soruları büyük bir iştahla yanıtlıyordu.

Şirin Hanım’ı tanıyanlar, sorularının mümkün olduğu kadar tarafsız, maksada münasip ve okkalı olduğunu bilir. Muhatabı Mehmet Bey’i de bu soru tipiyle bombardımana tutuyordu. Sayın Mehmet Uçum Bey de kendisine sorulan sorulara kapsamlı, birçok zaviyeden değerlendirilmiş ve doyurucu cevaplar veriyordu. Mehmet Bey bazen moderatörlüğü kendi tasarrufuna alıyor, Şirin Hanım’ın aklına gelmeyen soruları kendine sorup-cevaplıyor, hatta bazen sorulan yanlış soruları düzeltiyor ve daha da zorlaştırarak kendisine soruyordu. Meseleleri karşıt tezlerle değerlendiriyor ve konusunda adeta zerre boşluk bırakmıyordu. Ve bunların hepsi canlı yayında gerçekleşiyordu. Yani ‘’yanlış oldu yayından bazı kısımları çıkaralım’’ lüksünün olmadığı, her şeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne sunan bir yayın tarzıyla… Sebep öz güven değil, konuya hakimiyet…

Belli ki Mehmet Bey de, bu sistemi hazırlayanlar da çok iyi hazırlanmış. Sistem hazırlanırken oluşabilecek sorunlar ve gelebilecek sorular ne olur diye etraflıca düşünülmüş ve cevapları hazırlanmış. Belki fevkalade bir sistem değil ama hazırlanışının fevkalade olduğu, su götürmez bir gerçek…

Mehmet Bey, eski komünist partili, sağ-sol davalarında daha çocuk yaşta işkence görmüş ve şimdi geleneksel değerlere ve sol politikalara bağlı bir demokrat olarak kendini tanımlıyor. Bu açıklamayı sistemle olan siyasi, içtimai, askeri, iktisadi tüm sorunları bir kenara bırakıp devam edelim diye yaptım. Sistemin iyiliğini- kötülüğünü, işlevselliğini-arızalarını arka plana atıp, muhalefet üzerindeki etkisinden bahsedeceğim.

Muhalefet sistemi eleştiriyor. Bu işi bazen sokak ağzıyla, bazen iftiralarla, bazen yalanlarla ve en önemlisi de mesnetsiz, temelsiz, emeksiz argümanlarla yapıyor. Böyle bir muhalefet karşısında söyledikleri yanlış olsa bile, Sayın Uçum konusuna o kadar iyi hazırlanmış ki muhalefet, bu yanlışı ortaya koyacak kudretten karın kara yağması kadar uzak. Bırakın yanlışı düzeltmeyi, doğrularını savunamayacak kadar biçare hale gelmişler.

Bu muhalefet ülkeye ne katabilir, Allah aşkına sizlere soruyorum? Nerde Sayın Uçum, nerde muhalefetin yekünü… Uçum, tek başına tüm muhalefeti bu sistem hakkında topa tutar. Bu bahiste gerçekten mübalağa yapmıyorum. Adam emek vermiş çalışmış, muhalefet yan gelip yatmış. Sanırım uyuya uyuya maaş alırsın demişler onlar da uyumuş. Hatta muhalefetin dizaynını bile AK Parti yapıyor. Bu kadar acizler…

Bu sistem neler getirir sorusuna geçmiş bir yazımda bazı konularla değinmiştim. Ama en önemli getirisini bugün sizlerle paylaşıyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en mühim getirisi düşünen, üreten, çalışan bir muhalefettir. Çünkü cumhurbaşkanı olamayan aday ve kadrolar ister istemez bir değişikliğe gitmek zorundadırlar. Zaten, iktidar olunca ne yapacaklarını belirten bir programı olmayan, bugünkü tek dertleri koltuklarını korumak olan aday ve kadrolar değişirse ya da kendilerine çeki düzen verirseler, istenen raddeye ulaşmış sokak edebiyatından uzak bir muhalefeti kendi bünyelerinde hasıl ederler. İşte o muhalefet ülke için bir kıymet olur.

Düşünmeyen, araştırmayan hatta okuduğu metni anlamayan  -çünkü bazen sistemi eleştirirken farkında olmadan okuduğunu anlamadığı için AK Parti lehine kendi aleyhine konuşan- insanlar var. Tekrarlıyorum: Bu insanların bu ülkeye katacakları zerre fayda var mıdır? Ak Parti için ‘’insanların aklıyla dalga geçiyorlar’’ diyorlar ama bence asıl dalgayı muhalefet geçiyor. Yarın meydanlarda ne anlatacaklar gerçekten merakla bekliyorum.

Reklam
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.