DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,62
BIST 9,7897
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bayburt 25°C
Gök Gürültülü

Lübnan ve Ayasofya

09.08.2020
A+
A-
Ayasofya Camii’nin 24 Temmuzda açılmasından önce yazmış olduğum bir yazıda buna misilleme yapılacağını ifade etmiştim. Şimdi Lübnan’da meydana gelen patlamada ülkenin en büyük camisinin büyük bir hasar gördüğünü biliyoruz. Muhammed el- Emin Camii, Başbakan Hariri tarafından yapılmıştı. Ancak Hariri büyük bir patlama ile katledilmişti.
Yapılan Muhammed el- Emin Camii’nin önemli özelliği şudur; bu camii Sultan Ahmed Camii örnek alınarak yapılmıştı. Adeta Osmanlı damgası Lübnan’in tam merkezine vurulmuştu.
Ayrıca Camii’nin yanı başında bulunan Katedral’de gölgede kalmıştı.
İşin ilginç tarafı ise şöyledir; altı gün önce Lübnan basınında ilginç bir haber servis edilmişti. Bu habere göre Suriye’de ve Suriye’nin müslüman nüfusunun yoğun olduğu bir kentte yani Hama’da küçük bir Ayasofya Camisinin yapılmasına dair bir karar alınmıştı.
Bu karar Rusya tarafından desteklenmiş ve Esad tarafından da kabul edilmişti.
Şimdi bütün bunları yanyana getirdiğimizde ortaya çıkan tablo oldukça ilginç olmuştur.
Türkiye’nin Ayasofya Camii’ni açmasından sonra, Türkiye’ye karşı Siyonist Hristiyanlar tarafından Lübnan üzerinden karşı bir saldırı gerçekleştirilmiş oldu.
Olaydan hemen sonra daha henüz hiçbir suçlama yapılmadan İsrail’in ‘ben yapmadım’ demesi aslında ‘ben yaptım’ anlamına geliyordu.
Şimdi olayı Daeş’in üstlendiğine dair haberler var.
Daeş ve buna benzer bütün örgütlerin Siyonistler tarafından kurulduğunu artık bilmeyen kalmadı.
Muhammed el- Emin Camii’nin bir benzeri de Almanya’da yapılmıstı. İnşallah oradaki camii’de bir problem olmaz. Dikkatli olmak gerekiyor.
Olayı şöyle okuyabiliriz; Osmanlı’nın İstanbul’u fethedip Ayasofya’yı cami’ye dönüştürdükten sonra yapmış oldukları Sultan Ahmed Camii’nin anlamı çok büyük olmuştur. Sultan Ahmed âdeta bir Osmanlı askeri gibi Ayasofya’yı beklemektedir. Öyleyse Ayasofya’nın tekrar kiliseye dönmesi için bu askerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. (son zamanlarda ortaya atılan Sultan Ahmed müze olsun ifadesine bu cihetten bakabiliriz)
Hal böyleyken Sultan Ahmed gibi bir askerin Lübnan’da Beyrut’a dikilmesi Siyonist Hristiyanları çılgına döndürmüştü. Bunun üzerine Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi onları çıldırtmıştı . Ve Muhammed el-Emin Camii ile birlikte adeta şehri yok etmeye çalıştılar.
Rabbim ölmüş olanlara rahmet etsin, yaralılara da acil şifalar versin inşallah.
Unutmayalım bu Hilal ve Haç’ın savaşıdır.
Siyon yıldızı bu Haç’ın içindedir.
Artık müslümanların şuurla hareket etmeleri gereken zaman gelmedi mi?
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.