Veysel Gider

Veysel Gider

20 Ekim 2014 Pazartesi

Sungurlu’dan Mektup Var!..

Sungurlu’dan Mektup Var!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(BG) Eski Adalet – Milli Savunma Bakanımız Bayburt Aydıntepe doğumlu Gümüşhaneli Mahmut Oltan SUNGURLU, 04 Ekim (2014) Cumartesi günü başlayan (geçtiğimiz) Kurban Bayramı nedeniyle “Bayburt’a Mektup” adı altında bir yazı göndermişti.
Söz konusu mektubu kamuoyuna duyurabilmek için sıraya koyduksa bile, o sıradaki özel durumlar nedeniyle yayınını yapamadık; bu kere değerli hemşehrimizin duygu dolu mektubunu burada yayınlayarak, bu güzel duyguları Bayburtlular’la buluşturmak gereğini duymuş olduk..
Sayın Bakanımızın Bayburt’un İl olma döneminde bir Gümüşhaneli olarak sessiz kalmış olması durumu Bayburt’a en büyük yararlılığı olarak gösterilebilir.. Geçte olsa duygularını içeren yazıyı burada yayınlayıp, kendisine sağlıklı, başarılı, mutlu nice günler geçirmesini diliyor, Saygılarımızı sunuyorum.
Söz konusu yazı aynen aşağıdaki gibidir: 
Bayburt’a Mektup(*)
Mahmut Oltan SUNGURLU
Sevgili Bayburtlular,
Muhterem hemşerilerim, uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bu mektubu yazmak şimdi nasip oldu. Ancak geçen uzun zaman sebebi ile ve gençlerin birçoğu ile tanışmamış olduğum için önce kendimi yeniden tanıtayım.
Ben Mahmut Oltan SUNGURLU,
Gümüşhane Merkezden. Babamın Aydıntepe Nahiye müdürü ve vekaleten Bayburt Kaymakamlığı sebebi ile 4 yaşına kadar Bayburt’ta büyüdüm. Diğer benden büyük beş kardeşim de Aydıntepe’de büyüdüğü için Bayburt’la irtibatımız devam etti. Nitekim bir kız kardeşimi Aydıntepe’ye ere verdik. Çocukluk yıllarımda olduğu gibi gençliğimde de Bayburt’la ve Bayburtlular la yakınlığımız ve irtibatlarımız iki başlı devam etti. Daha sonra20 yıl müddetle Gümüşhane’de Avukat olarak çalıştım, Bayburt’u en iyi tanıyan birkaç kişiden biri artık bendim.
1983’de Anavatan Partisi’ni Bayburt dahil bütün İl’de teşkilatlandırdım. Seçimlerden önce ÖzAL ile Bayburt’ta mola verdik. Habersiz bir seyahatti. Buna rağmen çay içtiğimiz kahvenin camları kalabalıktan kırıldı. O gün ÖZAL’ın ilk televizyon konuşması vardı. Henüz televizyon her yerde bulunmuyordu. Sakin bir yer istedi. Osluk’ta konuşmasını ikiden ikiye dinledik. Tahmin ediyorum ki o günkü alaka Gümüşhane’ye ve Bayburt’a karşı kendisinde bir sevgi oluşturdu ve bu sevginin biz hep nimetlerini topladık.
1983 ve 1987’de sizin oylarınızla milletvekili seçildim. Adalet Bakanı olduğum bu dönemde Bayburt’un vilayetliği gerçekleşti. Bayburt rüyasına kavuştu fakat biz ayrı düştük.
Ben1999’a kadarmilletvekilliğine devam ettim. 1986’dan itibaren itibaren Adalet Bakanı ve Milli Savunma Bakanı olarak görev yaptım. Artık Bayburt bizden ayrılmıştı. Ben Bayburt’u temsil eden son Gümüşhaneli, değerli dostum Ülkü Bey Gümüşhane’yi temsil eden son Bayburtlu ve Bayburt’un ilk milletvekili idi.
Son yıllarda birkaç defa Bayburt’a ve Aydıntepe’ye uğradım.Ankara ve İstanbul’da bayburtlular’la beraberiz. Değerli milletvekilleri ve Belediye Başkanları ile görüşüyoruz. Gümüşhane’ye senede birkaç defa gidiyorsam da ne Gümüşhane’ye ne Bayburt’a olan özlemimi gideremiyorum.
Bu defa yeni mahalli seçimler ve Kurban Bayramını fırsat bildim. Mektupla da olsa hatır sormak, sohbet etmek, bayramınızı kutlamak iztedim.
Bu münasebetle ileriki günlerde görüşme dileği ile sizlerin aracılığı ile bütün Bayburtlular7ın bayramını kutlar,
Selam, sevgi ve saygılar sunarım.

Not: Ben Milletvekilliğim sona erdiğinde yaptığım çalışmaları da anlatan uzunca bir “Bayburt Mektup” adı altında bir yazı yazdım. Kimlere gönderdim hatırlayamıyorum.
Bilgisayarımda vardı. Tamirat sırasında kayboldu.

ADRES: Atatürk Bulvarı. 162/5 Çankaya – Ankara
TELEFON: (312) 4689141-4686406
(*) 26 Eylül 2014 Cuma günü elime geçti.

Not: Bu yazının yorumları aşağıdaki sayfadadır!

Devamını Oku

Bayburt Müslüman Dilendirmez Cemiyeti Nizamnamesi (1913)

Bayburt Müslüman Dilendirmez Cemiyeti Nizamnamesi (1913)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bayburt Müslüman Dilendirmez Cemiyeti

(Erzurum İttihad Matbaası’nda Basılmıştır)

1239 (1913)

1. SAHİFE:

BAYBURD

Müslüman Dilendirmezler Cemiyeti

– Nizamnamesi –

MADDE-1: Bayburd’da (Bayburt Müslüman Dilendirmezler Cemiyeti) adıyla bir cemiyet kurulmuşdur.

. İmdi, işsizliği bahane edinerek dilenciliğe girişmiş, yahut girişecek olanlara iş bulmayı sadakanın en makbulü gibi tutar.

3 – Cemiyet, her işsize iş bulmaya borçlu değildir,; Yaşlıca, başlıca, sağlamlıkca, sanatca, işçilikle ve her türlü yaşayışınca göze çarpar bir halde güçlü bulunanlar, cemiyete kat’iyyen sığınamaz. Cemiyet yalnız bir hastalık, bir felaket, belki de bir talihsizlik yüzünden düşmüş olanlara açıkdır.

4 – Cemiyet münasib gördüğü bir iş işlemeyenden

(***)

Sahife: 2 hemen elini çeker. Eğer o kimseyi dilencilikte görürse Hükûmet vasıtasıyla hemen cezalandırır.

5 – Köylü dilenciler, dilenciliklerine köylerinde de asla müsaade edilmemek, fakat köylüleri tarafından hallerine göre geçimleri temin edilmek üzere köylerine, kazalı olmayan dilenciler ise kazadan dışarıya hükûmet vasıtasıyla tard etdirilir.

6 – Cemiyet, şehirli güçsüzlere, nüfus başına on beş yaşından aşağı, yukarı itibariyle yazın 40, 60 , kışın 60, 80 parayı geçmemek üzere gündelik verir. Güçsüz, hem kendisi, hem de nafakası şer’an üzerine vacib kişileri besleyemez olanlardır. Nafakası şer’ân üzerine vacib kişileri besler olan bir güçsüze bakmaları için Şer’iyye’ye müracaatla işi neticelendirmek de cemiyetce bir vazifedir. Cemiyet, bu vazifelerini (Dilendirmezler Ocağı) adıyla anılır bir idare heyeti marifetiyle görür:

7 – (Dilendirmezler Ocağı) ihtiyaca göre umûmî ictimalarda azaltılır, Çoğaltılır fakat en azdan (5) azadan mürekkebdir: Biri Birinci Reis, biri de İkinci Reisdir, biri Başkâtib, biri Müfettiş

(***)

Sahife: 3

biride Sandıkkârdır. Öbürleri Ocak azasıdırlar: Haftada bir kere muntazaman, Başkatipliğin davetiyle fevkalâde olarak toplanırlar. Kararlarını ekseriyet, fakat (Güçsüz Kararı)nı mevcud azasının dörtde üç reyi ile verirler. Bunun kararı olmaksızın bir akçe sarf edilemez.

Reisler Cemiyetin de reisleridirler: Birinci Reis, daima Belde Müftisidir. İkinci Reisle beraber Cemiyetin hariçde mesullerdirler. Başkatip, muhaberatla hesabın gayrı kuyudatdan, Müfettiş, tahkikatla güçsüzlere müteallik tahvilatından, Sandıkkâr, tahsilatla hesabından, Cemiyetin de dahilde mes’ulleridirler.

Merci’i vasıta Başkâtiblikdir. Müracaat eden, bir yoksul ise Başkâtiblikden bir (Hüviyet Kağıdı) alır, Müfettişliğe götürür.. Muamele (Dilendirmezler Ocağı) kararıyla biter. Ocağın, Birinci Reisi’nden maada azası altı ay için umumi ictimalarda itgab olunurlar.

8 – Umumi ictimalar, Ağustosla Şubatda olmak üzere yılda iki defa, Reisliğin ictima gününden on beş gün evvel, kazadaki bütün cemiyet azasına

(***)

Sahife: 4

gönderilecek davetiyelerile vukuu bulur. (Dilendirmezler Ocağı’nın üçde iki, yahud Cemiyetin kazadaki azasının üçde biri tarafından Başkâtipliğe verilecek mazbata üzerine de fevkalade olarak vaki’ı olur) :

Geçmiş, gelecek altı aylık işler, hesablar, terakkîler hakkında malumat alınır, görüşülür, kararlar verilir.. İtinablar (?Seçimler) yapılır. Azadan fevkalade bir şakirliği görülenlere mukabele vazifesi de îfâ olunurlar.

(5) 9 – Aza: (Sâîler, Dilendirmezler) adıyla iki koldur, (Sâîler): Cemiyete duhuliye olarak en azdan bir çeyrek mecidiye (Sâîler Sadakası) verüb yazılanlar, her nerede olur sa olsun (Müslüman dilenmez, dilendirilmez) emelini takib etmek, etdirmek vaadinde bulunanlardır. Kazada mukim Bayburt Kazalılar bu kısma yazılamazlar.

(Dilendirmezler): Nereli olursa olsun, Cemiyete girerken en azdan bir çeyrek mecidiye (Dilendirmezler Sadakası), hem girdiğinin ilk ayında, hem de her senenin Martla Eylülünde en azdan yarımşar mecidiye (Aylar Sadakası) verenlerdir.

Sadakasını zamanında vermeyen istifasını vermiş

(***)

Sahife: 5

Sayiler Cemiyete yine girebilirse de yine duğuliye sadakası verecekdir. Koldan kola geçen de en azdan bir çeyrek mecidiye verir. Dilendirmezler, gönüllerinde (Kat’i bir merhamet), ruhlarında (Müslüman Dilenmez, Dilendirilmez!) emelini taşırlar. Kim ki rast geldiğine sadaka vermekten kendisini alamaz, der-akeb zaafının kefareti olarak yani acıdığı kimseyi Düşkünlükden mutlak suretde kurtarmak emeliyle vazifesiyle hükûmete, yahut cemiyete haber verir.. Vermezse ikinci bir kefaret karşısında bulunarak cemiyet sandığına derakib bir yıllık zekatını, sadakasını yatıracakdır.

10- Cemiyet azası yedi kişiye kadar inmiş, bunların da reyleri birleşmiş ise fesh edilebilir, yine o şart ile ki fesh kararını verenler, cemiyetin bütün varını alarak Edirne’ye gidecekler orada ömürlerinin sonuna kadar İslam yoksulları için çalışacaklardır.

11- Bu nizamname cemiyet azasının Kazada mevcud üçde iki reyiyle ta’dil edilebilir.

12- Cemiyetin mührü, nizamnamesi, kendi hükûmetçe tanınmışdır.

Sahife: 6

25 Mübarek Ramazan 1331/ 15 Ağustos 1329 (1913)

Kaza Kaymakamı Tunalı Hilmi Beyin Daveti Üzerine Cemiyeti Kuran Temel Azası:

Topçuyüzbaşısı Mahmud, Tabibi Rıfat, Baytarı Osman, Mülazımı Ahmed, Posta Müdürü Nuri, Eytam Müdürü Fahri, Sıhhıye Baytarı Abdurrahman, Rüşdiye Müdürü Ali Fehmi, Â’şar Kâtibi Yakub, Evkaf Memuru Fehmi, Mütekaid Kolağası Es’ad, Duyun-i Umûmîye Memuru Hamdi, Mal Müdürü Rıfkı Ekrem, Müfredat Katibi Sabri, Orman Memuru Hakkı, Erzincan’da Muallim Bayburdlu Mahmud Kemal

– Dava Vekillerinden: Şerif, Ziya, Tevfik – oğlu Durak, Hocaoğlu Hacı Mahmud Muhammed, Debbağ Şükrü, Otelci Muhyeddin, Bakkal Hasan, Çakıroğlu Nazım, Pamukcuoğlu Hacı Yusuf, Erzurumlu Tevfik, Tuzcuzadeli Şamil, Keskinoğlu Hamdi Efendiler, Debbağ İbrahim Ağa, Bilal Çavuş, Hacı Bey.

Temel Azasından (Dilendirmezler Ocağı): Birinci Reis Müftü Said, İkinci Reis Molla Mehmedlioğlu Mehmed, Başkâtib Saraycıklıoğlu Derviş,

(***)

Sahife: 7

Müfettiş Hacı Dursun Oğlu Şükrü Efendiler, Sandıkkâr Pulur Beyi Hafız Hayreddin Bey Aza:

Ceza Reisi Arslan, Süleyman Paşa Oğlu Hasib, Ağaoğlu Hüsnü, Tahsil Memuru Alişan Beyler, Belediye Reisi Enkavi Oğlu Hacı Mehmed Efendi, Esnaf Şeyhi Halil Ağa, Sekmen Oğlu İlyas, Şingahlı Hacı Mustafa, Ulemadan Müftü Oğlu Nazım, Develi Oğlu Nevres, Ziver Efendiler. Karslı Arslan Çavuş.

27 – 25 Mübarek Ramazan Sene 1331 , 17 – 15 Ağustos Sene 1329

Son

Not: Bu yazının yorumları aşağıdaki sayfadadır!

Devamını Oku