İHH İnsani Yardım Vakfı Bayburt Şubesi, teravih namazı sonrası gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla İsrail’in Filistin politikalarına ve Mescid-i Aksa’nın kapatılmasına sert tepki gösterdi. Şube Başkanı Mehmet Hatipoğlu, Batı dünyasının sessizliğini “şantaj dosyalarına” bağlayarak ağır eleştirilerde bulundu.
Bayburt Portalı – İHH İnsani Yardım Vakfı Bayburt Şubesi, Ramazan ayının son teravih namazının ardından Yakutiye Camii önünde bir araya gelerek İsrail’in Mescid-i Aksa ve Gazze üzerindeki uygulamalarını protesto etti. Çok sayıda vatandaşın destek verdiği basın açıklamasında, Kudüs’te artan kısıtlamalar ve bölgedeki insani dramın ulaştığı boyutlar kamuoyuyla paylaşıldı.
Grup adına açıklamayı yapan İHH Bayburt Şube Başkanı Mehmet Hatipoğlu, İsrail rejiminin 18 gündür Mescid-i Aksa’yı Müslümanlara kapattığını belirterek, bu durumun 1967 yılından beri görülen en uzun süreli ve tehlikeli kısıtlama olduğunu vurguladı. Hatipoğlu, “Ramazan ayının manevi ikliminde ilk kıblemize kilit vurulması, namaz kılanların darp edilmesi sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığın ahlaki değerlerine karşı girişilmiş bir terör eylemidir” dedi.
Gazze’de şehit sayısının 72 bini aştığını hatırlatan Hatipoğlu, bölgedeki durumu “açlık soykırımı” olarak nitelendirdi. İsrail’in sadece silahlarla değil; suyu, gıdayı ve tıbbi yardımı engelleyerek bir halkı topyekûn yok etmeyi amaçladığını ifade eden Hatipoğlu, “Bebeklerin açlıktan öldüğü bir dünyada, bu pervasızlığa ‘dur’ demeyen her güç, bu soykırımın suç ortağıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından biri ise Batılı devletlerin tutumuna yönelik eleştiriler oldu. Küresel sistemin şantaj ağlarıyla esir alındığını iddia eden Hatipoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Epstein Dosyaları, küresel sistemin nasıl bir kirli ilişkiler ağıyla esir alındığını afişe etmektedir. Batılı liderlerin sessizliği vicdanlarından değil, kapalı kapılar ardındaki utanç verici bağımlılıklarındandır. Kirli dosyalarla iradeleri teslim alınmış olanlar, Filistinli mazlumların hakkını savunamazlar!”
Mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Hatipoğlu, kınama mesajlarının ötesinde somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, 18 yıllık ablukayı kırmak amacıyla hazırlanan Özgürlük ve Sumud Filosu’nun nisan ayı içerisinde yeniden Akdeniz’e açılmayı planladığını duyurdu.
Basın açıklaması, “Yaşasın Özgür ve Bağımsız Filistin” sloganları ve yapılan duaların ardından olaysız bir şekilde sona erdi.